Karahanlılar Devrinde Doğu Türkistan (840 – 1212)

Karahanlılar devri Arap kaynaklarmda, Hakanlılar Devri olarak geçer. İslâm Ansiklopedisi’de Karahanlılardan, ilk İslâm - Türk sülâlesi olarak bahsedilerek şöyle denmektedir. Karahanlılar tabiri, Şarkî ve Garbı Türkistan’da hüküm süren ilk İslâm - Türk sülâlesine (840 - 1212) verilen sun’î bir addır. (29) Karahanlılar Devri, Türk dünyasında bir dönüm noktası teşkü eder.

Bu devrede Türkler, bir taraftan, öteden beri arayış içinde oldukları bir dini (İslâm’ı) kabul ederlerken, bir taraftan da Türkistan’ı tamamen Türk yurdu olarak perçinlemişlerdir. Bu devrede, bilhassa Batı Türkistan bölgelerinde bulunan İran azınlıkları, tamamen güneybatıya sürülmüştür.

Karahanlılar Devri, asü olarak Buka Han adındaki Kaşgar hükümdarının, milâdî 880 ‘yılında, diğer hanları itaat etmeye mecbur bırakarak merkezî bir devlete bağlamasıyla başlar. Karluk, Oğuz, Çiğü ve Uygur kabileleri ve beylikleri Karahanhlarm hükmü altına girer. Geniş bir Türk İmparatorluğu meydana getirilir. Karahanlılar, Doğu ve Batı Türkistan’ı birleştirmek suretiyle, büyük Türk Hakanlığına Göktürkler’den beri en büyük sınırları ve zengin ülkeleri kazandırdıkları gibi, Doğu Türkistan'ın batısından, Kaşgar’dan daha batıya, Semerkand’a kaymışlardır. (30) Bu hükümranlık, uzun müddet devam etmiş ve Türk ülkeleri Doğu ve Batı Türkistan ve Yedisu 1123 senesine kadar bunların (Karahanlıların) elinde kalmıştır. (31)

Biz burada Krahanlılar Devri’ni uzun uzadıya anlatmıyacağız. Çünkü bu mevzu birkaç cüt meydana getirecek kadar geniştir. Ancak şunu belirtelim ki, Doğu Türkistan, Çin politikacılarının iddia ettiği gibi, tarih boyunca Çin idaresi altında yaşamış bir Çin toprağı değil, bağrından birçok Türk devleti çıkarmış bir Türk yurdudur. Bu devletlerin içinde Karahanlılar Devleti ve devri ise, müstesna bir yer tutar. Bu bakımdan, bu devletin tarihimizdeki ululuğunu, kuvvet ve medeniyetini gösteren mühim vakalardan üçünü zikretmekle yetineceğiz.

1      — Bilindiği gibi 320 hicri, 932 müâdî senesinde Karahanlılar Devleti’nin genç hakanı Satuk (Sıddık) Buğra Han kendi arzusu ile İslâm Dini’ni kabul etmiştir. Onun daveti ve savaşları sayesinde doğudaki Türklerin ekseriyeti; Şamanizm, Budizm ve Maniheizm gibi putperest dinlerden uzaklaşıp Müslüman olmuşlardır. Bu zamana kadar tek-tük Müslüman olan Türkler arasmda İslâm, artık bir devlet ve millet dini olarak tamnmaya başlanmıştır.

2      — Satuk Buğra Han’ın torunu Harun Buğra Han 384 hicri, 994 milâdî yılında Sâmânîler Devletini yıkarak, Batı Türkistan’ı da Büyük Îslâm-Türk Hakanlığına ilhak etmiştir.

3      — Mülî kültürümüzün, Türk Dili ve Medeniyetinin şaheserleri olan, Divan-i Lügatit - Türk ve Kutadgu Bilig gibi eserler bu devrede yazılmış, ayrıca sayısız hadis, tefsir ve fıkıh kitapları meydana getirilmiştir.

Karahanlılar devleti, 1048 milâdî’de ikiye ayrılarak, biri asıl payitaht Kaşgar şehrini, diğeri de Semerkant şehrini merkez ittihaz edip, iki devlet haline gelmişler ve fakat aralarında her hangi düşmanca bir muharebe yapmamışlardır. Hatta Türk töresine uygun olarak, Kaşgar’daki Karahan resmen üstün kabul edilmiştir.

Bu hakanlık devrinde Doğu Türkistan’da ilk asırlarda görülen Çin tehlikesi vö istilâsı görülmemiş, Türkler asırlarca sulh ve sükûn içinde yaşamışlardır.

 

_________________

(29)  İslâm Ansiklopedisi, C. VI, s. 251.

(30)  Yılmaz öztuna, a.g.e., C. I, s. 207.

(31)  Zeki Velidî Velidî Togan a.g.e., s. 57.

www.casiye.de © 2019 All Rights Reserved.